Modern Yaşamda ‘Çok Meşgulüm’ Sendromu

Modern çağda biz insanların yaşadığı yoğun hayatta çok sık karşımıza çıkan ve birçoğumuzun da kullanarak süreklilik haline getirdiği ‘Çok Meşgulüm‘ kalıplaşmış cümlesi… Eşimizden, dostumuzdan, iş arkadaşlarımızdan, anne-babamızdan ve dahi çocuklarımızdan duyduğumuz ‘Çok Meşgulüm’ cümlesi, bizleri sendrom içerisine doğru ittiğini görüyoruz.

Meşgul yaşam sendromu;

genç yaşlarda baş gösteren ve öznel bilişsel bozukluk olarak adlandırılan çoğunlukla iş ve ev hayatının sorunları ve yoğunluğundan kaynaklanan modern çağın yeni üyesidir. Bizler günlük hayattaki tempomuzda sadece iş yoğunluğumuz ile değil aynı zamanda kişisel, toplumsal, maddi-manevi ihtiyaçlarımızı da yoğunluğun içine dahil ediyoruz. Bu da bizlere ‘ yapmam gereken o kadar çok şey vardı ki, tamamen unuttum’ durumuna düşürüyor. Aşırı zihin meşguliyetimizden kaynaklı unutkanlığımız hafıza ve konsantrasyonu olumsuz etkilemekte ve dikkatin yoğunluğunu dağıtmaktadır. Meşgul yaşam sendromu zihin ve bedenin yoğun bir şekilde kullanılmasıyla artar. Glasgow araştırmacıları yaptıkları araştırmada ‘Meşgul Yaşam Sendromu’ nun genç yaşlarda ortaya çıkan isimleri ve eşyalarını koydukları yerleri unutma hastalığına neden olduğunu vurgulamaktadır. Bu tür unutkanlığın, ileri yaşlarda ortaya çıkan ve ciddi hafıza kaybına yol açan Alzheimer gibi hastalıklarla karşılaştırılmaması gerektiğini söylemektedirler.
Artık ‘Çok Meşgulüm’ sendromu ile başa çıkma yöntemlerine değinmekte fayda var. Bu yöntemleri uzun vadeli çözümler olarak hayatımıza adım adım yerleştirmeliyiz. Meşgul Yaşam Sendromu’muz ile başa çıkalım ve bu yöntemleri hayatımıza kazandıralım.

İşte başa çıkma yöntemlerimiz;

1- Her seferinde tek konuya çözüm bulmak;

aynı anda birden çok konuya çözüm bulmaya çalışmayın. Öncelik sıralarını belirleyip adım adım çözüme ulaşın. Bu yöntem Sizin çözümü üretmenizde daha aktif ve elverişli olmanızı sağlayacaktır.

2- Sosyal hayatınızdan zevk alın;

eğlenmek sizin de hakkınız, meşgul yaşam tarzınızdan adım adım uzaklaşarak sosyal hayatınızı eğlenceli kılın. Çevreniz ile iletişim halinde olun, sosyalleşmenizin benliğinize pozitif katkısını sağlayın. Yapmaktan zevk aldığınız aktivitelerinizi günlük, haftalık, aylık ya da yıllık yaşamınıza dağıtın ve uygulamaya geçin.

3- Zamanınıza değer verin;

unutmayalım ki yaşadığımız her anımız, zamanımız geri gelmeyecektir. Vaktinizi değerlendirecek bilinçli kararlar vererek, gereksiz meşguliyetten uzaklaşacaksınız. Bilmeliyiz ki kendimize ayırdığımız vakit, meşguliyetlerimize ayırdığımız vakitten daha değerlidir.

4- Uzun ve Kaliteli Yaşam;

kendimize uzun ve kaliteli yaşamı sağlamak için belirli prensipleri düzenli ve devamlı hale getirerek ‘Meşgul Yaşam Sendromu’ndan uzaklaşabiliriz. Kaliteli yaşamı; yeterli ve dengeli beslenmek, düzenli ve bilinçli egzersiz yapmak ve en zoru da olsa stresimizi kontrol edebilmeyi sağlar. Yoğun bir tempo ya da stresli bir anın sonrasında veya o sırada açık havada birkaç dakika yürümek strese iyi gelecektir. Her şeyi yeni baştan düşünmek için iyi bir fırsat olacaktır.

5- Uyku;

Kaliteli bir uyku sizin gün boyunca daha üretken olmanızı sağlar. Uyku eksikliği bilişsel işlevlerinizi aktif kullanmanızı engeller, baş dönmesi ve baş ağrısına sebep olur. Bağışıklık sisteminizi olumsuz etkiler. Bunlardan dolayı açık-net düşünmekte ve tam kapasite çalışmakta zorluk çekebilirsiniz.
Günlük hayatımızda çoğumuz bu sendrom ile yaşamaktayız. Kendimize zaman tanıyarak ‘Meşgul Yaşam Sendromu’nu aşabiliriz. Tek bir günümüzü dahi israf etmemeliyiz. Bize verilen zamanının kıymetini bilip ‘Çok Meşgulüm’ cümlelerimizle tüketmeyelim, kendimize dönüp ‘vaktimi bu günü ya da bu haftayı ne ile değerlendirmeliyim’ diye soru yöneltelim.

Yazan: Tuğba ÖZYÜREK
Kanalına Gitmek İçin Tıklayınız

İlginizi çekebilir

YORUM BIRAKABİLİRSİNİZ

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

+ 48 = 53